İdrak Haber

15 Temmuz Gecesi Gerçeği ve Şam Sahavatı

15 Temmuz Gecesi Gerçeği ve Şam Sahavatı
15 Temmuz 2020 - 3:53

15 Temmuz Gecesi Gerçeği ve Şam Sahavatı

Bilindiği üzere bundan tam 4 yıl önce 15 Temmuz’da AKP iktidarının akıl hocası ve öncülerinden biri olan Fethullah Gülen tağutu, mevcut hükümete darbe girişiminde bulunmuş, lakin demokrasi tutkunu laik halk tarafından bu darbe girişimi engellenmişti.

AKP’nin akıl hocası ve öncüsü diyoruz nitekim derneklerinin, dershanelerinin, şirketlerinin açılmasına ve devlet kadrolarında güçlenmesine yardım eden en büyük etken Erdoğan’ın ve arkadaşlarının partisi AKP’dir. Ayrıca bu gerçeği Erdoğan dâhil hiç kimse inkâr etmemektedir.

Bunca gücün ve varlığın sahibi olan Fethullah Gülen cemaatini kullanarak üzerlerinden getirim elde ettikten sonra, emirleri altından kurtulmak ve tek adam olmak için onları ufaktan ufaktan terk etmeye başlayan Erdoğan, Fethullah Gülen cemaatinin, “ayakkabı kutusu” operasyonları ile yolsuzluklarının ortaya dökülmesi şokunun ardından aralarındaki sürtüşme başlamış oldu.

Bu sürtüşme, Erdoğan’ın izni ile Fethullah Gülen’in askeri ordulara yerleştirmiş olduğu tabilerinin ayaklanmasına ve darbe girişimine kadar uzanmış bulundu.

Ülkede giriş – çıkışlara ve yerel televizyonlara el koyan ordu, bunun bir darbe olduğunu ve ikinci bir emre kadar kimsenin dışarı çıkmamasını anons ettirdi. Öte yandan sonunun yaklaştığını fark eden Erdoğan, çareyi demokrasi için canlarını verecek laik halkı sokağa dökmekte buldu.

Beklenen oldu. Demokrasi ve sahte ilahları Erdoğan için sokağa dökülen halk, askerlerle çatışmaya başladı. O gece laik halktan 248 kişi öldü, 2196 kişi de yaralandı. İsimlerinden ise küfür sistemi olan demokrasinin şehidi diyerek bahsedildi. Dikkat edin! Onlar hem bu dünyada zilleti sırtlandılar hem de ahirette.

Mevcut hükümet ise daha sonra binlerce askeri, polisi, memuru, imamı vs. yakalayarak müebbet hükümlerle hapislere doldurdu. Öyle ki hapislerde yer kalmaması üzerine binlerce hırsız ve katil serbest bırakıldı.

Böylelikle AKP iktidarı yollarına engel olan veya kendilerine tehlike teşkil eden kim varsa “FETÖCÜ” kimliği altında istediği herkesi içeri atma fırsatı buldu.

Sıra kendilerine gelince ise “aldatıldık” “kandırıldık” şeklinde akıl almaz açıklamalar ile işin içinden sıyrıldılar. Askeri okullarda okuyan ve yaşları henüz 18 olan ve hiçbir olaydan haberi olmayan laik halktan binlercesi hapislere doldurulurken, en büyük Fetöcünün kendileri olmasına rağmen en ufak bir zarar dâhi görmediler ve hatta halk tarafından kahraman ilan edildiler.

Daha sonra 15 Temmuz Demokrasi gazileri için yaklaşık 300 Milyon TL’lik bir bağış toplandı. Toplanan paraların laik halka dağıtılması beklenirken, mevcut hükümet tarafından nereye gittiği bilenmeden ortadan kayboldu. Tağut Erdoğan’a hesabı sorulduğu zaman ise, “ben bunun hesabını vermekle uğraşamam” şeklinde halkını ahmak yerine koyarak herhangi bir açıklama yapmaktan kaçındı.

15 Temmuz da koltuğu ve canı için sokaklara döktüğü halk ile işi bitince bir daha yüzlerine dahi bakmadı. Öyle ki bırakın onları, kurmuş olduğu hanedanlığında dostları ile beraber yemeklerin yendiği, içeceklerin içildiği ve sefa sürülen bin küsurlu sarayına davet etmeyi bir defa olsun arayıp da hallerini hatırlarını sormadı.

İşte bu, demokrasinin insanlarda bıraktığı etkilerinin sadece bir tanesidir. Hakkı batıl, batılı hak görmeleri ve akıllarını yöneticilerinin cebine koyarak tam bir teslimiyet ile onların yollarını izlemeleridir. Dikkat edin bu yol ebedi ateşten başka bir yol değildir.

Nitekim Allah Azze ve Celle onların kıyamette yapacakları hakkında bize şöyle haber vermektedir: “Ve dediler ki: ‘Rabbimiz, gerçekten biz, efendilerimize ve büyüklerimize itaat ettik, böylece onlar bizi yoldan saptırmış oldular.’” (Ahzab 67)

Öte yandan Ayasofya’nın müze halinden cami haline döndürülmesi konusunda Türkiye’ye övgüler ve destekler yağdıran HTŞ milisleri, 15 Temmuz hakkında tek bir açıklama dâhi yapmamaktadır.

Bunun sebebi ise o gece laik halkın demokrasi üzerine verdikleri canlardan kaynaklanmaktadır ki, en cahil insan bile bilir ki küfür sistemi için can vermek kanının heder olmasından başkası değildir.

İşte onlar kontrollerindeki halklarına Türkiye’nin iyi yönlerini gösterip kötü yanlarını ise gizleyerek onu gözlerinde sevimli bir hale getirmeye çalışan mürted gruplardan başkası değildir.

Ey Allah tarafında akıl sahipleri diyerek bahsedilenler! İşte 15 Temmuz gerçeği bundan ibarettir. O küfür sisteminin korunduğu ve bu uğurda canların ve kanların heder edildiği bir gecedir. Onun küfrünün hakikatini ancak haktan tamamen ayrılmışlar insanlardan gizleyebilir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları İdrak Medya'ya aittir, resim ve haberler değiştirilemez yalnız dağıtılabilir. Tüm Hakları Saklıdır © 2020 İDRAK MEDYA