İdrak Haber

Allah Yoluna Engel Olandan Daha Zalim Kim Olabilir?

Allah Yoluna Engel Olandan Daha Zalim Kim Olabilir?
06 Temmuz 2020 - 2:02

Allah Yoluna Engel Olandan Daha Zalim Kim Olabilir?

İslam Devleti’nin resmi yayın organlarından biri olan El-Hayat Medya tarafından Şevval 1436 tarihinde, Konstantiniyye dergisinde yayımlanan “Allah Yoluna Engel Olandan Daha Zalim Kim Olabilir?” isimli makaleyi sizlerin okumasına sunuyoruz.

Bu ümmeti uzun zaman sonra tekrar bir halife etrafında toplayan Rabbimize hamd olsun. Salât ve selam onun Rasûl’üne, ailesine, sahabesine ve tüm Müslümanların üzerine olsun.

Bu dünyada birliğin faydası ve ayrılığın zararı o kadar bedihi bir duruma ulaşmış ki bunun üzerinde durup bunu bir kez daha burada zikretmeye ihtiyaç hissetmiyorum. Bu durum sadece İslami camiada değil bütün çevrelerce kabul edilir bir hakikattir.

Aynı hedefi gözetleyip birleşemeyen grupların ısrarla ve sürekli olarak üzerinde durdukları en büyük olgu birleşmedir. Bunu beceremedikleri için hedeflerine ulaşamadıklarına dem vuran bu gruplar, birleşmek için ellerinden gelen gayreti sarf etmektedirler. Çoğu zaman birleşmek adına kendi değerlerinden bile ödün veren grupların birleşmeleri çok uzun sürmektedir.

İşte bu eksikliğin en büyük sancısını çekenlerden birileri de Müslümanlardır. Bir olamadıkları için dünyanın dört bir tarafından maddi ve manevi zulme maruz kalmaktadırlar. Bu dine düşman olanlar bu dini diledikleri gibi değiştirmiş, değiştiremediği nasslarını da dilediği gibi yorumlamışlardır. Ne kötü bir hal ki senin dinini düşmanların tayin ediyor ve onlar senin dinini yorumluyor. Bu durumun vahametinin varın siz düşünün. Maddi olarak dünyanın her bir tarafında Müslüman kanı akarken maruz kaldıkları muamele ise, sonuncu insan sınıfına uygulanan muameleden öteye geçmemektedir.

Bu kadar zilletten sonra, bize izzet nasip olmuşken, hangi akıl bunun karşısında durabilir. Hangi akıl, hangi vicdan ve hangi iman buna müsaade edebilir.

Dünyanın her karesinde yaşayan Müslümanlara bir nebzede olsa izzet nasip olmuşken, buna hangi mantık engel olabilir. Zerre kadar aklı ve vicdanı olan herkes bu birliğe destek verip bunu canlandırması ve geride kalanları bu birliğe davet etmesi gerekir.

Allah ﷻ öncelikle göndermiş olduğu tüm Rasûllerine, daha sonra bunlara iman eden tüm Müslümanlara bir olmaları ve ihtilafa düşmemeleri gerektiğini vurgulamıştır.

“Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin” diye Nuh’a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya tavsiye ettiğimizi Allah size de din kıldı. Fakat kendilerini çağırdığın bu (din), Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendisine (peygamber) seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir.” (Şura 13)

Evet, Allah ﷻ’nun bize emrettiği birleşmektir. Bir imamın etrafında birleşmek, kelimeleri birleştirmek ve ihtilafı kaldırmaktır. Bu söz ancak müşriklere ağır gelir ve onlar bundan uzak dururlar. Ya da müşriklerle beraber otura otura kalpleri onlara benzeyenlere ağır gelir. Ağır gelmeseydi, yıllardır özlemini çektiğimiz, becermek için gecemizi gündüzümüze kattığımızı bir devleti Allah ﷻ bize nasip etmişken bundan nasıl olurda yüz çeviririz.

Guantanamo’da İşkence Gören Müslümanlar

Ya sen bunu istediğini söylerken yalan söylüyordun ya da sen Abdullah bin Ubey bin Selül’ün yolundasın. Bu iş sana verilmediği için geri duruyorsun. İnadına hakka karşı duruyorsun, inadına suyun zıddına yüzüyorsun, inadına güneşe gözünü kapayarak hem kendine hem de birilerinin hayatını karartmak istiyorsun.

“Yanlarındakini tasdik etmek üzere onlara Allah katından bir kitap gelince, daha önceleri inanmayanlara karşı onunla yardım isteyip durdukları halde, o tanıdıkları kendilerine gelince, bu sefer kendileri onu inkâr ettiler. İşte bundan dolayı Allah’ın laneti kâfirleredir.”(Bakara 89)

Daha önce bu hakkı adı gibi bildiği ve bunu talep ettiği halde, hatta sık sık müşriklere hatırlatarak, yakında bir peygamber gelecek ve biz onunla size karşı zafer kazanacağız diyen Yahudilere Allah ﷻ bunu nasip edince bu sefer inkâr etmeye başladılar. Evet, vakıa değişik olabilir ama tarih tekerrür ediyor. Bugün bazılarından bu tavrı görünce aklıma ilk gelen bu ayeti kerime oluyor. O gün bunu Abdullah bin Ubey selul yaptı, bugün ise onun torunları aynı şeyi yapmaya çalışıyorlar.

Yıllardır, cemaat dediler, tevhid dediler, şirk dediler, imam dediler, beyat dediler, halife dediler, Hilâfet dediler, devlet dediler, şeriat dediler ama gel gör ki; Allah ﷻ onlara istediklerini verince bundan yüz çevirdiler.

Halifeye Biat Eden Müslümanlar

“İsrail oğullarının Musa’dan sonra ileri gelenlerini görmedin mi? Hani onlar, peygamberlerine: “Bize bir kumandan gönder de Allah yolunda savaşalım…” dediler. O da: “Size savaş farz kılınırsa, acaba yapmamazlık eder misiniz?” dedi. Onlar: “Bize ne oldu da yurtlarımızdan çıkarıldığımız ve çocuklarımızdan ayrıldığımız halde Allah yolunda savaşmayalım?” dediler. Bunun üzerine savaş kendilerine farz kılınınca da onlardan pek azı hariç, yüz çevirdiler. Ama Allah, o zalimleri bilir.” (Bakara 246)

Döneklik bu kavmin ruhunda var. Ve bu kavmin ahlakını almış birilerinde.

“Hep beraber Allah’ın ipine sımsıkı sarılın ayrılmayın.” (Ali İmran 103)

Allah Subhanehu ve Teâlâ uzun zaman sonra ümmetin acısını dindirip, onları bir imamın etrafında topladı. Bu ümmet imamsız geçirdiği günleri çok iyi hatırlamaktadır. Neler yaşandığını çok iyi bilmektedir. Kirletilen ırzları, hapishanelerden yükselen bacılarımızın feryatlarını, zindan da heba edilen ömürleri, işkence altında can veren kardeşlerimizi, Unutmadık unutmayacağız…

Allah Subhanehu ve Teâlâ Müslümanlara bunca nimet vermiş, onlara bir halife nasip etmiş, kelimelerini birleştirmiş, neredeyse bütün cihadî ve tevhidi cemaatleri bir araya getirip ihtilafları kaldırmışken hala bu güneşe gözünü kapamak isteyen, biraz daha bekleyelim diyen, onlarda cemaat bizlerde cemaatiz deyip ihtilaf ve tefrika tohumlarını eken, Müslümanların hicret ve cihadının önünde oturan ve Müslümanların birleşmelerine engel olandan daha zalim kim olabilir.

Ondan daha büyük cehennem davetçisi kim olabilir. Nitekim Allah Rasûlü ﷺ bir hadisi şerifinde şöyle buyurmaktadır.

Busr bin Ubeydullah El Hadrami, Ebu İdris El Hulani’nin Huzeyfe bin Yeman’dan şu hadisi işittiğini rivayet etmişti: “İnsanlar Rasûlullah ﷺ’’e hayır hakkında soruyorlardı. Fakat ben, bana dokunmasından korkarak şer hakkında soruyordum. Dedim ki; “Ya Rasûlullah biz cahiliye ve şer içindeydik, Allah’u Teâlâ bize bu hayrı getirdi. Peki bu hayırdan sonra şer var mı?” Dedi ki; “Evet, fakat içinde karışıklık ve şer var”. Dedim ki; “O karışıklık nedir?” Dedi ki; “Birtakım insanlar benim gösterdiğim yolun (hidayetin) dışında benim sünnetimin tersine ümmeti idare edecekler. Onları bileceksiniz ve onları kabul etmeyeceksiniz.” Dedim ki; bu hayırdan sonra şer var mı?” Dedi ki; “Evet. Cehennemin kapılarında davetçiler olacaktır. Kim onlara uyarsa onu cehenneme atacaktır.” Dedim ki; “Ya Rasûlullah, bize onları tarif et? Dedi ki; onlar bizim derimizden (milletimizden) insanlardır. Bizim aziz duygularımızla seslenerek bizim dilimizle konuşurlar.” Dedim ki; “Bunların zamanı bana yetişirse bana ne emredersiniz?” Dedi ki; “Müslümanların cemaatinden ve Halifesinden ayrılmazsın” Dedim ki; “Eğer Müslümanların cemaati ve Halifesi yoksa” Dedi ki; “O zaman bütün cehenneme davet edenlerden uzak dur. Velev ki bir ağacın köklerini ısırıp kalsan da ölüm sana gelinceye kadar o durum üzere kal.” (Buhari Fiten-12, Tecrid C. 9 S. 297 H. No: 1471)

Birliğimizin önünde oturanlar cehennem davetçileri değil midir?

Yıllardır Hilâfet ve biat naraları atıp, iş biat edip bir imama tabi olmaya gelince yüz çevirip ve insanları bundan yüz çevirtenler cehennem davetçileri değil midir?

Tağutların gölgesinde korkarak, ne kendini nede tebaasını hiçbir şirk ve küfürden muhafaza etmeye gücü olmadığı halde İslam devletine hicretin önünde oturanlar cehennem davetçileri değil midir?

Ebu Muhammed El Makdisi Ebu Katade El Filistini

Bir davetçi insanları hakka davet etmiyorsa, şer’e davet ediyordur. Hak yoluna davet, insanı cennete götürüyorsa, şer yoluna davet ise insanı cehenneme götürür.

Bugün bir davetçi kim olursa olursun, Müslümanların birliğini bozup, Müslümanları İslam devletinden uzaklaştırıyorsa o şerrin davetçisi yani cehennemin davetçisidir. Çünkü bugün, Allah’ın ﷻ dininin yaşandığı tek ülke ve devlet İslam devletidir. Allah’ın ﷻ şeriatının istisnasız tatbik edildiği devlet İslam devletidir. Allah’ın ﷻ cezalarının ikame edildiği tek devlet İslam devletidir. Dinimizi en rahat izhar ettiğimiz devlet İslam devletidir. Farzlarımızı en rahat ifa ettiğimiz devlet İslam devletidir. Küfür, şirk ve haramların bütün çeşitlerinin tarihe karıştığı topraklar İslam devleti topraklardır.

Bir insan kendine Müslüman diyecek ve çoğumuzun hayal bile edemediği bir devleti Allah ﷻ bize nasip ettikten sonra, hala küfür diyarında ikamet edecek, haramlarla haşir neşir olacak, müşriklerle beraber oturup kalkacak, kendisi zillet içerisinde yaşarken, müşrikler izzetli bir şekilde yaşayacak. Vallahi bunda bir zıtlık vardır. Vallahi bunda bir samimiyetsizlik vardır. Vallahi bunda şirke ve müşriklere bir meyil, İslam ve Müslümanlardan bir yüz çevirme vardır.

Allah Subhanehu ve Teâlâ’nın bize bahşettiği bu nimete ne kadarda şükretsek azdır. Allah’tan ﷻ ayağımızı kaydırmamasını, bizi kibirlendirip azdırmamasını, kendi dininde daima hizmetçi kabul edip bize hizmet ettirmesini dilerim.

Allah’ım Müslümanların kelimelerini ve kalplerini birleştir. Saflarını düzelt, aralarındaki nefret tohumlarını kaldır, bize bu izzeti tattırdıktan sonra bizi tekrar zelil kılma. Müşrikler arasında ikamet eden tüm kardeşlerime biran evvel hicret nasip et. Duamızın sonu Âlemlerin Rabbine hamd olsun.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları İdrak Medya'ya aittir, resim ve haberler değiştirilemez yalnız dağıtılabilir. Tüm Hakları Saklıdır © 2020 İDRAK MEDYA